Doğu Konferansında Play-Off Mücadelesi | Nuri Eren Ergül analiz etti..
article-2587080-1C8115F100000578-402_634x412

Philadelphia’yı analiz ettiğimiz zaman belli noktaları bilmek lazım. Zira ülkemizde maç analizi 2 istatistiğe bakıp,bahis vermek olduğu için neredeyse hiç bir yorumcunun MLS hakkında 3 cümle elle tutulur bilgisi olmadığını söyleyebilirim. 10 Haziran’da takımı 2 senedir çalıştıran John Hackworth’ü kovup yerine 1 senedir takımda yardımcı antrenörlük yapmış Jim Curtin’i getiren Philadelphia,bu kararın ardından yükselişe geçti. Sezona Hackworth yönetiminde 16 maçta ; 3 galibiyet,7 mağlubiyet ve 6 beraberlik ile başlayan Philadelphia,Curtin yönetiminde ise 13 maçta ; 8 galibiyet,3 beraberlik ve 2 mağlubiyet aldı. Takım ligde yükselişe geçip play-off potasına girerken,Amerika Açık Kupası’nda ise 4 maçını da kazanıp finale kaldı ve Seattle ile eşleşti. Şu anda kulübün en büyük gündemi 17 Eylül’deki Amerika Açık Kupası finali,2010 yılında kurulan bir kulüp olan Philadelphia tarihindeki ilk finalini kazanmak istiyor ancak ben ligde play-off potasına 3 puan yakınken ve final öncesinde 3 tane daha maçları varken bu maçı boşlayacaklarını zannetmiyorum.Bu maç öncesinde Union adına en önemli eksik Cezayir Milli Takımı kalecisi Rais M’Bolhi ve milli takımlara çağırılan kadronun genç elemanları olacak. Takımın kilit oyuncuları bu maça hazır durumda.

Toronto hafta sonunu oldukça heyecanlı geçirdi diyebiliriz. Öncelikle son 1 haftadır Jermain Defoe için çıkan ”Premier Lig’e geri dönüyor” haberlerini atlatan kulüp,Defoe’yi elinde tutmayı başardı. Ancak belki de daha önemli gelişme,kendi evinde New England’a 3-0 mağlup olduktan 1 gün sonra teknik direktör Ryan Nelsen’in kovulup yerine Greg Vanney’in getirilmesi oldu. Bu sezon önemli yatırımlara imza atan Toronto,bana göre başarısızlığa karşı tolerans göstermeyeceğini belli etmiş oldu,zira MLS’te takımları dibe batsa dahi yıllardır takımın başında olan antrenörlere alışığız. Greg Vanney,geçen sezondan bu yana takımın alt yapı koordinatörlüğünü yapıyor ve takıma yakın bir isim. Basın toplantısında takımın daha agresif olmasına dair önemli mesajlar verdi.Bu hamle ile birlikte son 10 maçlık süreçte Toronto’nun play-off’u riske etmek istemediği gayet açık bir şekilde görülüyor.Özellikle iç sahada kalan 5 maçın 4’ünü rahatlıkla kazanabilirler.Deplasmanda ise puana en yakın olacakları maç Philadelphia ve Chicago maçları olacak şüphesiz. Union deplasmanı öncesinde Vanney,savunma hattından önemli eksikler ile karşı karşıya olacak ; D.Henry ve Bekker milli takıma çağırıldı.Caldwell ve Morrow’un ise sakatlıkları devam ediyor.Ancak son olarak Chicago maçında belirttiğim gibi Gilberto formunu müthiş derecede yükseltti ve takıma alıştı.Kuşkusuz Defoe ile birlikte bu maçtada gole yakın olacaklardır.

TAHMİN : Philadelphia’da 2 dönemde de değişmeyen tek şey ne oldu ? sorusunun tek cevabı var ; Takımın gol yeme alışkanlığı.Hackworth yönetiminde sadece 16 maçın sadece 3’ünde kalesini gole kapatabilen takım,Curtin döneminde ise sadece kupadaki New England maçında kalesini gole kapatabildi.Takımın ciddi bir savunma problemi olduğu ortada,ancak  takım bu sezon oynadığı 29 maçın 25’inde skor bulmayı başardı. Toronto ise Vanney yönetiminde ilk maçına çıkacak ve takımda mutlaka değişimler olacaktır.Takımın hücumda problemi yok,24 maçın 20’sinde skor ürettiler ancak deplasmanda yalnızca Montreal ve Columbus’a karşı kalesini kapatabilen Toronto’nun savunma hattı son maçlarda ciddi bir çöküşte.Bu maçta savunma hattının önemli isimleri de görev yapamayacak. Final öncesinde kazanmak için en ideal maçına çıkan Philadelphia ve yeni antrenörü ile reaksiyon verecek olan Toronto’nun mücadelesinde KARŞILIKLI GOL  VAR ideal bahis.Taraf bahisi ise oldukça riskli olacaktır.

Nuri Eren Ergül/TAHMİN102

Comments

comments

3 Eylül 2014
Diğer Haberler